§îl ßåştåñ .. / ` Hëp ßîr Yåñ¡m¡z Eksîk ßåşlåd¡k §ëvmëyë..Olsµñ..Yå Hîç §ëvëmësëydîk..¿ `

11/2/2009 - oludusler.blogcu.com

İlk Adresimden Paylaşımlarıma Devam Ediyorum..


http://oludusler.blogcu.com   


Sevgilerimle..   
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/2/2009 - Mahremini Saçlarımda Gizlediğim "Adam"..

Bu senin imtihanın diyor bir ses… Ve diğer bir ses sabretmemi emrediyor. !

İçim bu kadar yıkıkken hangi kent kabul eder beni içine. İçimin içsizliği değil miydi beni kaldırmalara düşüren. Ölüme hiçken geçiyordu dakikalarımız. Kentin kendine sığamaz oldum. Bana dar geldi sebepsiz susmaların…

Saçlarımın mahreminde saklıyordum o adamı. . O adam ki yakasında biriktirmişti günahlarını... Ceketinin iç cebinde gizliyebiliyordu maskesini. Seviyordum onu tenha sokaklarımda. Bir başka kentin bir başka adamın kadını olmak acıtmıyordu ruhumu. Bana en çok acı veren onun suskunluğuydu. Onun acıtan küfürleri vardı. Bir konuşsa kim vurdu ya giderdi harfleri… Kelimelerin sol tarafına kurmuştu suretini Ne zaman yazmaya başlasam aklımın hiçliğine çarpıyordu adı…

Suskunluğumu ödünç almıştım geceden… Karanlık büyüyordu yüzümde. Koridorlarıma birikmişti bütün kirli yağmurlar. Sesimde avazı içime karışmış bir adam vardı. Bir bilse arka bahçemde neleri gömdüğümü… Nelere katlanamadığımı…


bu kentte diri cesetler gördüm. Konuşan, acıkan, kusan ve hiç sevmeyen kalpler gördüm. Oysa cesetlerin tek hakkı deği

lmiydi çürüdüğünü bilerek susmak... Susuyorum şimdiler de ve belki de çürüyorum… Bir bankın eskimiş tahtalarına bırakıyorum ağrılarımı. Şiir papirüslerine asıyorum gözlerimi… Ah yüreğim hangi şehrin bayat gününü yedin ki bu kadar acı çekiyorsun?

İki durak vardı. İki gün üç nokta girmişti aramıza. Sen çoktan gitmiştin de benden. Ben kendimi asıyordum sokak lambasına. Boşluğa düşüyordum. Bir tek o adam yetiyordu yetimliğime…

Bayat bir şiir tadındaydı ölüm.

Dizlerime hangi gidişin yokluğu bulaşmıştı da seni terk edemiyordum. Ellerime karışmıştı teninin tuzu ama aramızda koca bir yıkıntının faili vardı. Enkazı kaldırılmamış çocuk gülüşümle uğurluyorum seni karşı kıyılara. Demir gemilerim batıyor nemli gözlerimde. Kirpiğimi martısız denizlerde tuza batırıyordum…

Parmak izlerinde seni arıyordum.

Demli bir çayın koyuluğuna uzanıyordu dudaklarım.
Paldır küldür düşüyordun aklımdan.
İçimde bu kadar çokken dışıma az geliyordun…
En olmadık yerde inanıyordun yalanıma…
En olmadık kentte en olmadık sokakta en derinime düşüyordun.
Mahremini saçlarımda gizlediğim o adam sendin. Seni sevmeler ütopyasında hiçe vuruyorken zaman bekle ve gör seni nasıl sustuğumu..!

(Yasemin Yıldırım)
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/2/2009 - En Fazla ßir



 
Hani susardım… aslında ben konuşurken bile susardım. Sana su-sardım… adını alır yanıma kana kana susardım. Hani bazen yazıya mürekkep biter, alfabeler harflerini yitirir tek tek, kelimeler daha çıkmadan düğümlenir ya boğazda, işte öyle susardım.

Vakti gelmez sanırdım, hayatımdaki bütün kadınlar gibi, kendi vebaline beni kurban edeceğin günün, oysa nede çabuk unuttum annemin bana sütünü çok gördüğü dünü... gitmek için bahane aradığımı sanardın ya hep sen, bilmedin. Gitmeye bahanem çoktu da, ben hep kalmak için bahane aradım…

Ve yine şimdi,

Gece benden memnun; karanlığına yakıştırıyor hüznümü. Yüreğim senden gidenin değil sende kalanın yasında. Bense siyahla beyazın arasında, bir melodinin tamda es kıvamında. Aklım herhangi bir namlunun ucundayken bedenim intiharımın yanıbaşında. Aldığım her nefes sensizlik kokusunda. Ve sevdam, sevdamsa terk-i diyar korkusunda…

Bazen ağlarımda ben kızma… Ne değişir ki hayatımda… olsa olsa bir ameliyat masası soğukluğunda sıcaklığın olmaz. Hiçbir gün “gün-aydın” olmaz. Eve gelme telaşı içimi sarmaz. Bir kız çocuğu baba demeyiverir adıma.

Sanırım bu sefer zor olmıyacak susmak dediğin. En fazla bi sus daha deyiveririm susuşuma.


Artık bittik ya senin nazarında, biri bana öğretmeli nasıl silinir nefrete değmiş son sözler akılda. Leşe değmiş gözlerimi sana mahrem bana haram kılan, beni sana yabancılaştıran bir sevdaya kaç can borcu vardı bu bedenin ki ala ala bitiremedi bu aşk dediğin…!

(Alıntı)
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/2/2009 - Susuyorum En Çöl Yanımla..



Üç duvar, bir kapı ve bir pencere dışında hiçbirşeyim yok artık..
Gece çatışmalarından kalma sorular taşıyorum sabaha..
Hiç bir şeyle her şeyin o ince şizofrenik çizgisinde kaybediyorum kendimi..
Ne vakit güne açılsa sorulara yenilmiş gözlerim;Yaralarım kaldığı yerden karşılıyor beni…

Günlerdir bir adam peydahlanmış baktığım aynalarda..
Kaç gündür aynı giysileri giyiniyor..
Yüzünde kirlenmiş sakalları ve sigaradan sararmış parmaklarıyla,
el değmemiş yalnızlıklara iteliyor beni…
Kim bu adam.. ?
Yüzüne öyle bir keder yerleşmiş ki,acısıyla korkutuyor beni..
Bırakıyorum aynalara bakmayı..

Beni anla(ya)madığım cümlelerle vurdular..
Deli gömleği giydirdiler düşlerime..
Ne söylesem sıradışı ve aykırı sayıldı yazılarımda..
Oysa gittikçe üşüyen bu dünyada paylaşılan ateşler yakmaktı amacım..
Ama deli gömleği giydirdiler düşlerime..

Buza kesmiş tepelerden (D)üşüyorum;
İki kere birden,düşüyorum..Bir kalıyorum..
Bak/ın neye benziyorum şimdi.. ?
Tek kişilik bir Aşk’ın temposuz tınısını taşıyorum kanımda..
Gecelerine süngüler dayatılıyor şiirlerimin..
Sonra ne istediğini bilmez cahil sevdalar yoruyor beni..

Ağlamaya yer arıyor gözlerim..
İçimdeki çığlıklarım lav olup çarpıyor zulmün duvarlarına..
Kocaman yer daracık geliyor bana,yeminlerimi bozuyorum yine..
Susuyorum en çöl yanımla..!
(g)izliyorum sessizce bu hüzünlü matemi..
ve o rezil acı gelip çörekleniyor gözlerime..

Oysa hayat ne fısıldadıysa kulağıma;Uyup ritmine öyle çık(mış)tım yola..
Düşe-kalka..Bata-çıka..Yana-döne..

Yinede her şeyin acısını bir gülümsemeyle siliyorum..
Sevgim infaz ediyor dilimdeki öfkeyi..
Biriken cümleleri yutuyorum her defasında..
Cenderelerden süzüyorum direncimi..
Hangi acı denenmedi ki bende..!

Bütün sözcükleri yüzleştirmişim ateşle,yok verilecek hesabım..
Bıkmışım çığırından çıkmış kabuslara uyuyanlardan..
Korkunun ecele saygısını taşımıyorum koynumda..
Hadi çıksın saklandığı yerden hortlasın ölüm..
Nasılsa yüreğe yazılmayan kolay silinir..!

Dumanı olmayan ateşler icat ettim,kimse bilmesin diye yangınlarımı..
Temize çektim tüm yenilgilerimi..
Şimdi susuyorum en çöl yanımla..

Şairim konuşuyor:
`Aşk’a , Rüzgara , Ayrılığa , Zaman’a
EYVALLAH..! `

(Hasan Karadeniz)

` Şimdi Ölüme Sus/a/mak Vardı Gözlerinin Ateşinde..Ve Gülüşüm Değmeliydi "ßeni ßırakma-Söz Ver" Diyen Yüreğine..En Güzel Düş'üm..Sesini Sesimden Düşür'me.. `(Dem)
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/2/2009 - Dem..

Kategori: Dem



                                     `Promîsê..!  ` 

` "Çekip Gitmelere,Yüzüstü ßırakmalara Alışkınsın Sen.Bırakma Beni-Söz Ver."dedi..
     Gidemeyiş/im/sin.. `
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

` Måsål Këñtlërîñdë §øñ Gôkkµşåğ¡ Håkk¡m¡ Kµllåñ¡rkëñ ; §ëñî §ëçîyørµm..Âmå Këşkë Yåğmµrlårdåñ Ôñcë Gëlsëñ.. `

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

bibis
lebiderya
özgen aydos
Hasan Karadeniz
asrevya
yasaksokak
abunaar
manikmeltan
filbahar
sepia17
mavitunaa
gathering
S£RÇ£ serçe
surgundekimavi
uzletizeranu
mirayy
azbuzaile